| ||
| Doğduğumda bir Ayhatun çalıyordu kapıyı. Açıp baktım:Anadolu.Ya da Deveci Dağı'nın eteklerinden çıkıp seksensekiz yöne birden giden ve gittiği yerleri alabildiğine güzelleştiren suya doğru... |
| ||
sevgili dediğin deli bir lodos dalgası gibi gelmeli bebeğin ilk uzanması gibi memeye koluna girmeli
sevgili dediğin bi dakkada bin çorap örmeli başına şaşırmalısın ellerini koyacağın yeri kolaçan bir aralık bırakmamalı adama dilini kendi gergefine germeli
sevgili dediğin etini değdirdikçe bin volt çektikçe bin pösteki içetmeli seni varınca gözlerine Himalaya çıkınca Robinson dayatmalı
sevgili dediğin ağır ağır atmalı çapayı adamın içine marinası poyraz dolu olmalı sevgili dediğin gülüm adamın kimsesi olmalı izlerin kapandığı yerde çığır karın kapattığı yerde kardelen ayazın ortasında badem çiçeği olmalı
sevgili dediğin sevgili gibi olmalı sevgili gibi olmalı
| ||
| 1 Yorum | Yorum Yaz | Bağlantı |
| ||
bir yaprak doğurmuş beni güneşi dinlerken kuytuda göbeğimi bir arıya kestirmiş nerde dursam su ararım ışımış ya da bir çiçek balözü alınmamış
bir deniz doğurmuş beni ayışığına demirlemişken usul göbeğimi bir yengece kestirmiş nerde otursam karaya bir dalga ararım kucağı güçlü ya da bir yel ayağına şeremet
bir dağ doğurmuştur beni umarım zirvesinde eşkiyalar dolaşan sevenleri de kesmiştir göbeğimi anaları kızları / nasıl anlatsam ne zaman insana düşse yolum ayaklarımda tonlarca yar ağırlığı gece gündüz dağları dolaşırım bir zirve de ben dikerim içime yamaçlarına tutunurum
bir sevda doğurmuştur beni kitabına çalışırım
ALİ TEKMİL (Ayhatun Suyunun Gözü- K Yayınları / Nisan 2000)
| ||
| yok Yorum | Yorum Yaz | Bağlantı |
| Sayfa :1 Toplam: 1 |
| Son Sayfa | |